Finansal piyasalarda 2017 böyle geçti

Finansal piyasalarda 2017 böyle geçti

ABD başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump’ın kararları, ABD ve Kuzey Kore arasındaki siyasi gerginlikler, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma sürecini (Brexit) resmen başlatması, birçok Avrupa ülkesinin AB’den ayrılacağı iddiaları ve jeopolitik risklerin yanı sıra Türkiye’deki siyasi ve ekonomik gelişmeler 2017’de finansal piyasalara yön veren gelişmeler arasında yer aldı.

Yurt içi piyasalar, geçen yıl Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişiminden aldığı ağır yarayı bir yılda sardı.

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, 15 Temmuz öncesindeki 83.000 seviyelerine bu yılın ilk ayında ulaştı. Aralık 2016’da gördüğü 71.792 seviyesinden başlattığı yükseliş trendini aylık bazda 9 ay sürdüren BIST 100 endeksi, bu yıl rekor üstüne rekor kırarak 115.000 puanı aştı.

Darbe girişiminin Türk lirasına (TL) faturası borsadan daha ağır oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), görev tanımı dahilinde yıl boyunca elindeki para politikası araçlarını kullanarak enflasyonla mücadele ederken, aynı zamanda finansal istikrarı da korumaya çalıştı. TCMB, döviz kurlarındaki ekonomik gerçeklerle uyuşmayan sert hareketlerin önüne geçmek ve TL’ye istikrar kazandırmak için attığı adımlarla piyasalara güven verse de TL, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında negatif performans gösterdi. Bu dönemde dolar/TL 3,52 seviyelerinden 3,98’lere kadar çıktı.

Politika faizini yıl boyunca değiştirmeyerek yüzde 8 seviyesinde bırakan Merkez Bankası, ağırlıklı fonlamayı önce faiz koridorunun üst bandına, ardından da Geç Likidite Penceresi’ne (GLP) çekerek fonlama maliyetini 12,75’e yükseltti.

Söz konusu dönemde Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) başta olmak üzere çok sayıda uluslararası kurum ve kuruluş, Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminlerini birbiri ardına yukarı yönlü revize etti. Türkiye, üçüncü çeyrekte yakaladığı yüzde 11,1’lik büyüme oranıyla gelişmekte olan ülkeler arasında öne çıktı.

Fed, beklendiği gibi 3 kez faiz artırımına gitti
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in ocak ayında kredi notunu “BB+” seviyesine indirmesiyle Türkiye de son “yatırım yapılabilir” kredi notunu kaybetmiş oldu. Moody’s ve S&P ise ülkenin kredi görünümünü “durağan”dan “negatif”e çekti.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl boyunca 3 kez faiz artırımına giderek faizleri yüzde 1,25-1,50 aralığına çekmesi ve bunun etkisi, finansal piyasalarda yakından takip edildi.

İngiltere’nin Lizbon Anlaşması’nın 50. maddesini işleme koyarak 44 yıllık üyeliğin ardından AB’den ayrılma (Brexit) sürecini resmen başlatmasıyla İngiliz sterlini, avro karşısında son 8 yılın en düşük seviyesine geriledi. Yaklaşık 10 yıl aradan sonra ilk kez politika faizini artırma kararı alan İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini tüm zamanların en düşük seviyesi olan yüzde 0,25’ten yüzde 0,50’ye yükseltirken, varlık alım hedefini de değiştirmeyerek 435 milyar sterlin seviyesinde bıraktı.

Avrupa Merkez Bankası ise (ECB) varlık alım programını aylık 80 milyar avrodan 60 milyar avroya indirerek Aralık 2017 sonuna kadar aylık 60 milyar avro seviyesinde devam edeceğini açıkladı.

Çin ekonomisi ilk yarıyılda yüzde 6,9 büyürken, Çin Merkez Bankası (PBoC) ters repo enstrümanını kullanarak borçlanma maliyetlerini yükseltti. Şanghay bileşik endeksi, geçen yılki sert düşüşün ardından yıl boyunca dengeli bir seyir izledi.

Jeopolitik gelişmeler piyasaların gündeminde
Ekonomik gelişmelerin yanı sıra jeopolitik riskler de yıl boyunca finansal piyasaların odak noktasında yer aldı. ABD ile Kuzey Kore arasındaki diplomatik gerilim ile Donald Trump’ın kararları piyasalar tarafından fiyatlandı.

Kuzey Kore yönetimi nükleer silah ve füze denemelerine devam ederken, ABD yönetiminin bu girişimlere “askeri seçenek de dahil olmak üzere” her türlü karşılığı verebileceğini açıklaması, özellikle de Donald Trump’ın Kuzey Kore’ye yönelik “tarihin bugüne kadar görmediği ölçüde ateş ve öfke ile cevap verileceği” şeklindeki ifadeleri, meselenin çözümsüz bir döngüye dönüşmesine yol açtı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) gayrimeşru bağımsızlık referandumu düzenlerken, Irak Federal Mahkemesi, IKBY’nin gerçekleştirdiği referandumun anayasal olmadığı ve sonuçlarının iptal edilmesi yönünde karar aldı.

ABD’nin, Türkiye’deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldığını duyurması üzerine Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği de “ABD’deki tüm misyonlarımızdaki ABD vatandaşlarına yönelik vize işlemleri askıya alınmıştır.” açıklamasında bulundu.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır yönetimleri Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini keserek Körfez bölgesinde krize yol açtı.

İspanya’nın doğusundaki Katalonya özerk yönetimi parlamentosu yapılan gizli oylamayla tek taraflı bağımsızlık kararı aldı. İspanya Anayasa Mahkemesi ise Katalonya yerel parlamentosunda kabul edilen tek taraflı bağımsızlık kararını iptal etti.

Bu yıl iş dünyasında bazı önemli kayıplar da yaşandı. Eti Şirketler Grubu Onursal Başkanı Firuz Kanatlı ve Tekfen Holding kurucularından Feyyaz Berker yaşamını yitirdi. Ayrıca ABD’li milyarder iş adamı David Rockefeller 101 yaşında hayatını kaybetti. Yılın son haftalarında ise İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

TRCep Urfa Haberleri