
| CHP’DE TARTIŞMALAR VE MEDYA–SİYASET DENGESİ: ESKİYE ÖZLEMİN GÖLGESİ |
Sevgili Dostlar, Hızlıca paylaşmak istedim. Bir haber izledim ve haftalardır CHP içindeki tartışmaları takip ediyorum. “Mutlak butlan” süreci üzerinden yaşananlar oldukça karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Ayrıntıya girmeden baktığımda, aslında iki farklı gücün birbiriyle çatıştığını görüyorum. Bu süreçte Barış Yarkadaş’ın durduğu yer de bana şaşırtıcı gelmedi; daha çok çıkar ve pozisyon hesaplarının gölgesinde bir tavır […]
Sevgili Dostlar,
Hızlıca paylaşmak istedim.
Bir haber izledim ve haftalardır CHP içindeki tartışmaları takip ediyorum. “Mutlak butlan” süreci üzerinden yaşananlar oldukça karmaşık bir tablo ortaya koyuyor.
Ayrıntıya girmeden baktığımda, aslında iki farklı gücün birbiriyle çatıştığını görüyorum.
Bu süreçte Barış Yarkadaş’ın durduğu yer de bana şaşırtıcı gelmedi; daha çok çıkar ve pozisyon hesaplarının gölgesinde bir tavır sergilediği izlenimi oluşuyor.
Sonuç olarak yaşananlar, fikir tartışmasından çok güç ve menfaat dengelerinin mücadelesi gibi görünüyor.
Barış Yarkadaş’ın bugün çıkıp sürekli Kılıçdaroğlu dönemini savunup mevcut yönetime yüklenmesi samimi bulmuyorum.
Neden mi?
Çünkü bu gazeteci tayfasını iyi tanıyorum.
Laf cambazlıkları çok iyidir.
Dün susarlar, bugün en büyük ahlak savunucusu kesilirler.
“Tabi nadirde olsa iyi olanları tenzih ederim”
Geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu ekibine yakın isimlerin medya, reklam ve çeşitli ilişkiler üzerinden nasıl fayda sağladığı CHP tabanında zaten yıllardır konuşuluyordu. Madem bugün “ahlak”, “temizlik”, “liyakat” deniliyor; o zaman aynı eleştiriler neden geçmişte yapılmadı?
Mesela Ataşehir özelinde Battal İlgezdi döneminde yaşananları vatandaş bilmiyor mu sanıyorsunuz?
O dönem sessiz kalanlar bugün çıkıp ahlak dersi vermeye çalışıyor.
Daha ilginç olan ise, kendisini sözde “AK Partiliyim” diye tanıtan bir gazeteci isim bugün İlgezdi dönemini övmesi ve Gamze İlgezdi’yi savunması nasıl bir acizlik…
Peki neden?
Çünkü geçmişte o dönem kurulan menfaat ilişkili bağlantılarından ve çeşitli imkanlardan faydalananların bugün tamamen tarafsızmış gibi davranması inandırıcı değil resmen iğreti menfaat kokuyor.
Dün o çevrelerle yakın ilişki kurup sessiz kalanların bugün çıkıp başka rollere bürünmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
İnsanlar artık şunu görüyor: Türkiye’de bazı medya figürleri gerçekten siyasi görüş üzerinden değil, menfaat ilişkileri üzerinden pozisyon alıyor.
Dün kim güçlüyse ona yakın duranlar, bugün başka bir kimlikle ortaya çıkabiliyor.
Bu yüzden vatandaş anlatılanlara değil, geçmişte kimlerin kimlerle yürüdüğüne bakıyor.
O gün susup bugün konuşmak, doğal olarak kamuoyunda “çıkar çatışması” yorumlarına neden oluyor.
Çünkü insanlar şunu soruyor: Siz yıllardır aynı yapının içinde değil miydiniz?
O dönem yaşananları bilmiyor muydunuz?
CHP içerisindeki bu kavga artık fikir kavgasından çok menfaat kavgası görüntüsü veriyor.
Bir taraf diğerine yükleniyor ama vatandaş geçim derdindeyken parti içindeki hesaplaşmalar topluma güven vermiyor.
Ben açık söyleyeyim; burada 15 yıl görev yapan İlgezdi hakkında birçok usulsüzlük iddiası konuşuldu mu?
Ancak yıllarca kimse bunları görmedi ya da görmek istemedi.
Buna karşılık sadece iki yıl görev yapmış olan Onursal Adıgüzel bugün cezaevine gönderildi.
Bu durum kamuoyunda ciddi bir çifte standart tartışmasını beraberinde getirmiyor mu?
Asıl sorgulanması gereken nokta, uzun yıllar görev yapan kadroların sorumluluğu kirli ilişkileri neden tartışılmıyor.
Eğer ortada usulsüzlükler varsa, bunların yalnızca kısa süre görev yapan isimlere yüklenmesi kamu vicdanında soru işaretleri yaratmadımı sanıyorsunuz.
Kamuoyunda en çok sorulan soru ise şudur: Bu süreçler gerçekten ilke ve liyakat üzerinden mi yürüdü, yoksa güç dengeleri mi belirleyici oldu?
Sağlıcakla Kalın
Gazeteci Abi
