Nejmettin YILDIRIM
Nejmettin  YILDIRIM
aninda@atasehirdenhaber.com
FİYAT TERÖRİSTLERİNE KESİN ÇÖZÜM.
  • 1
  • 18
  • 26 Kasım 2022 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

 Bir YouTube videosunda izlemiştim; dünyanın gelişmiş ülkelerinde hemen hemen her sektörün, her esnaf grubunun bir lisans kavramı var.

Nedir bu kavram diye, internette ufak bir araştırma yaptım.
A
nladığım kadarıyla bu ülkelerde cebine parayı koyan yani sermaye sahibi olan herkes, her işi yapamıyor.

Bu işi yapmak için bazı şartlara haiz olması gerekiyor.
Örneğin; sadece paranız var diye bir dükkan açıp kebapçılık yapamıyorsunuz.

Önce bu işte deneyimli olup olmadığınızı kanıtlamanız, yani bir lisans almanız gerekiyor.

Sonrasında, ilgili kurumlardan onay alıp, dükkan açabilirsiniz Tabii kebap, basit ve anlaşılır olsun diye bizim verdiğim bir örnek.

Bir başka örnek,Almanya’da taksiciler bile lisansa tabii. Bu mesleği icra eden şoförlerin, herhangi bir yanlışında, bu lisans kanunu kapsamında, önce süreli daha sonra tekrarı durumunda ömür boyu meslekten men edilebiliyorlar.

Yani kişinin, Almanya’daki bütün taksileri alacak parasıda olsa, bir daha direksiyona geçemiyor.

Almanya’daki taksi örneğinde olduğu gibi, gelişmiş ülkelerdeki reel sektörlerde, lisans ya da benzeri uygulamalar var.

Devlet sektörün kurallarını ve ihtiyaçlarını belirleyip ona uygun bir yönetmelik düzenliyor.
Örneğin; girişimci, market veya benzeri bir işletme açacaksa önce devletin belirlediği bu kurallar zincirini yerine getiriyor.

Kullanacağı teraziden yazılımına kadar hangi ürünü, hangi rafta, hangi dolapta, hangi şartlar altında muhafaza edeceğine kadar hepsi bu lisansla standardize ediliyor.

Aynı şekilde bir ürünü nereden ve nasıl tedarik edeceği, kaç paraya satacağı gibi bütün detaylar bu lisansın içeriğinde belirli ölçülerle tespit edilmiş durumda.

Ancak ülkemizde lisans deyince sadece fikir ve sanat eserleri gibi bir takım telif hakları akla geliyor.

Oysa bizim de yaşadığımız bu enflasyonist ortamda fiyatların doludizgin ilerlediği, her şeyin çıldırdığı şu günlerde yapmamız gereken en önemli şey yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız lisans kanunu ya da benzer içerikli bir uygulama.

Düşünün, şimdi bir zincir market ya da üretici kendi insiyatifiyle fiyat artırıyor; her gün bir ürüne veya ürünlere zam yapıyor.

Devlet de binlerce memuru,onlarca kurumu ile karmaşık bir şekilde bunu denetlediğini iddia ediyor. “İddia ediyor,” kelimesini özellikle seçiyorum, aslında böyle bir denetleme yok. Neden yok, kısaca anlatmaya çalışalım.

Arkadaşlar, bir iki gün önce Ticaret Bakanlığının verilerine göre, bazı zincir ve yerel marketlere yüklü miktarda ceza kesildiğini öğrendik doğru mu?

Peki bu cezayı kim ödedi, düşünün bakalım. Siz bir market zincirinin sahibisiniz, yani bir esnafsınız.

Resmi bir kurum aracılığıyla, size usulsüzlüklerinizden dolayı yüklü miktarda bir ceza kesti.

Günümüz şartlarında bu cezayı siz mi ödeyeceksiniz ya da açık soralım öder misiniz? Tabii ki ödersiniz.

Nasıl olsa cebinizden çıkmıyor yani çıkmayacak. Yapmanız gereken tek şey o cezayı karşılayacak miktarda ürünlerinize zam yapmak! Bu kadar basit

Oysa ki bizim lisans kanunu ya da benzeri bir uygulamamız olsaydı devletin kurumları hiç kimseye ceza yazmayacak sadece kanun hükümleri uyarınca haksız yere zam yapan kişi veya kuruluşları, ticaretten önce süreli, yani yine örneklendirelim yumurtaya haksız zam yapan bir işletmeyi birinci seferinde altı ay yumurta ticaretinden men edecekti.

Aynı hatayı tekrar etmesi durumunda iki veya üç seferde temelli o sektörden men edecekti.

Şimdi düşünün, bir kurum tarafından yüklü miktarda ceza verilemsi mi daha caydırıcı? Yoksa sektörden veya meslekten tamamen men edilmeniz mi daha caydırıcı olur? Yorumu size bırakıyorum.

Şimdi efendim kısaca ne anlatmaya çalıştığımı büyük bir ihtimalle anladınız diye düşünüyorum.
S
iz anladınız da devleti yöneten kadro hala anlayamadı.

Ben de bunu asla anlayamıyorum.

Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı gibi devasa kurumlar ne iş yapar? Meclisteki altı yüz milletvekili ne işe yarar?  Aynı devlet bünyesindeki binlerce danışman ve bürokratın görevi nedir? Bütün bunları düşünemezler mi? İşte ben bunu anlayamıyorum, dahası anlamak da istemiyorum.

Siyaseti ve siyasi partileri kendi kişisel kariyerleri için bir araç ve güzergah olarak görmelerine artık alıştığımız sözde siyasetçiler, bir ara bu işlere de el atsalar çok iyi olur. Hani zahmet olmazsa tabii

Yoksa ne olacak, size söyleyeyim.

Aynı düzen, aynı tas aynı hamam devam edip gidecek.

Canı isteyen, istediği gibi fiyat belirleyecek

Biz de bunun adına serbest piyasa ekonomisi diyeceğiz.
Üç harflilere milleti kanını emdirmeye devam edeceğiz  

sürç-i lisan ettiysek affola

kalın sağlıcakla .

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. İnşaAllah bu ay sonrasında bekliyoruz kapatmalari ve lisans iptallerini hemde yasa ile gorelim bakalım Reis dinlenecek mi

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM