
| Ataşehir Kumpas. |
Onursal Adıgüzel: Kulislerin Ortasında Bir Siyasi Yol Ayrımı mı? Ataşehir siyasetinde son dönemde dikkat çeken bir isim var: Onursal Adıgüzel. Benim edindiğim izlenim ve bana ulaşan kulis bilgileri, Adıgüzel’in CHP içerisindeki siyasi konumunu yeniden değerlendirdiği yönünde. Burada özellikle altını çizmek isterim: Ortada kesinleşmiş bir parti değişikliği kararı olduğunu söylemiyorum. Ancak siyasette bazı işaretler vardır. Bazen […]
Onursal Adıgüzel: Kulislerin Ortasında Bir Siyasi Yol Ayrımı mı?
Ataşehir siyasetinde son dönemde dikkat çeken bir isim var: Onursal Adıgüzel.
Benim edindiğim izlenim ve bana ulaşan kulis bilgileri, Adıgüzel’in CHP içerisindeki siyasi konumunu yeniden değerlendirdiği yönünde. Burada özellikle altını çizmek isterim: Ortada kesinleşmiş bir parti değişikliği kararı olduğunu söylemiyorum. Ancak siyasette bazı işaretler vardır. Bazen söylenmeyenler, söylenenlerden daha fazla şey anlatır.
Ben daha önce de yazdım: Ataşehir’de yaklaşık 15 yıl boyunca Battal İlgezdi döneminin güçlü bir siyasi ağırlığı vardı. İlgezdi’nin belediye başkanlığı döneminde oluşan yönetim anlayışı ve kadrolar, Adıgüzel döneminde de tartışılmaya devam etti.
Adıgüzel göreve geldiğinde yalnızca bir belediye başkanlığı koltuğunu devralmadı; aynı zamanda geçmiş dönemden gelen siyasi ve idari dengelerle de karşı karşıya kaldı.
İşte meselenin düğüm noktası tam burada.
“Kumpas” iddiası neden konuşuluyor?
Ataşehir kulislerinde, Onursal Adıgüzel’in bazı gelişmeler nedeniyle siyasi olarak zor durumda bırakıldığı ve kendisine yönelik bir organizasyon yapıldığı yönünde iddialar konuşuluyor.
Ben bu iddiaların failini isim vererek ortaya koyacak durumda değilim. Zaten bunu yapmak da doğru olmaz.
Fakat bana ulaşan bazı bilgiler ve bölgede konuşulanlar, bu konunun tamamen görmezden gelinecek kadar basit olmadığını düşündürüyor.
Burada açık konuşalım:
Bir belediye başkanının kendi yönetimi içerisindeki bazı gelişmeler nedeniyle siyasi olarak yıpratılması ihtimali varsa, bunun araştırılması gerekir.
Ancak herhangi bir kişiyi suçlamak için söylenti yetmez. Belge gerekir, somut bilgi gerekir, resmi inceleme gerekir.
Bu nedenle ben de “şu kişi yaptı” demiyorum.
Sadece şu soruyu soruyorum:
Onursal Adıgüzel neden bu kadar yalnız kaldı?
Ataşehir’de asıl mesele kadrolar mı?
Adıgüzel’in göreve geldiği günden itibaren karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin, geçmiş dönemden kalan idari yapı ve personel dengeleri olduğu yönünde ciddi bir siyasi değerlendirme var.
Burada “şu personel şunun adamıdır” şeklinde genelleme yapmak doğru değil.
Fakat belediyelerde yönetim değiştiğinde sadece başkan değişmez. Bürokrasi, alışkanlıklar, ilişkiler ve yıllar içinde oluşmuş dengeler de devam eder.
Dolayısıyla yeni gelen bir belediye başkanının kendi yönetim anlayışını oluşturması her zaman kolay değildir.
Bence Onursal Adıgüzel’in Ataşehir’de yaşadığı siyasi hikâyeyi biraz da bu açıdan okumak gerekiyor.
Adıgüzel’i eleştirebilirsiniz.
Başarılı bulmayabilirsiniz.
Belediyecilik anlayışını yetersiz görebilirsiniz.
Bunların hepsi demokratik siyasetin doğal parçasıdır.
Ama benim dikkatimi çeken başka bir nokta var:
Onursal Adıgüzel, göreve geldiği dönemden itibaren kendisini yalnızca CHP kimliğiyle tanımlayan bir belediye başkanı görüntüsünden ziyade, Ataşehir’in tamamına ulaşmaya çalışan bir belediye başkanı profili ortaya koymaya çalıştı.
Sokakta görünmek, vatandaşın arasına girmek, farklı siyasi görüşlerden insanlarla temas kurmak ve belediye başkanlığını parti rozetinin önüne koymak siyasette küçümsenecek bir yaklaşım değildir.
Çünkü belediye başkanlığı seçimden sonra yalnızca kendi partisinin seçmenine hizmet etme makamı değildir.
Başkan, bütün ilçenin başkanıdır.
Şimdi gelelim asıl konuşulan konuya.
Ataşehir’de son dönemde Onursal Adıgüzel’in siyasi geleceğiyle ilgili çeşitli kulisler konuşuluyor.
Bunların arasında AK Parti’ye geçebileceği yönündeki iddia da var.
Ben bugün için bunu kesinleşmiş bir siyasi karar olarak görmüyorum.
Ancak siyasette bazen bir ihtimali değerlendirmek bile başlı başına önemlidir.
Eğer Adıgüzel gerçekten siyasi geleceği açısından yeni bir yol arıyorsa, bunun nedenlerini anlamak gerekir.
Çünkü mesele yalnızca “hangi partiye geçecek?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
Onursal Adıgüzel kendisini hangi siyasi zeminde daha özgür ve daha etkili hissediyor?
Eğer bir gün AK Parti saflarında siyaset yapmaya karar verirse, bunun sadece bir parti değişikliği olarak okunması da eksik olur.
Çünkü yerel siyasette seçmenin önemli bir bölümü artık sadece parti kimliğine bakmıyor.
Hizmete bakıyor.
Başkanın ulaşılabilir olup olmadığına bakıyor.
Sokağa çıkıp çıkmadığına bakıyor.
Kendisini dinleyip dinlemediğine bakıyor.
CHP seçmeninden de oy alabilir mi?
Benim kanaatim şu:
Eğer Onursal Adıgüzel ileride AK Parti çatısı altında siyaset yaparsa, geçmişte CHP içerisinde kendisine oy vermiş bazı seçmenlerin de onu takip etmesi şaşırtıcı olmaz.
Elbette CHP seçmeninin tamamının böyle davranacağını söylemek mümkün değil.
İdeolojik tercihleri güçlü olan seçmen açısından parti değişikliği önemli bir kırılma yaratabilir.
Fakat yerel seçimlerde başka bir gerçek daha vardır:
Seçmen bazen partiye değil, adaya oy verir.
Hele ki aday kendisini yalnızca partisinin temsilcisi olarak değil, ilçenin tamamının belediye başkanı olarak konumlandırabilmişse, bu durum daha da önem kazanır.
Son söz: Puzzle’ın parçaları yerine oturuyor mu?
Ben bugün “Onursal Adıgüzel kesin olarak AK Parti’ye geçecek” demiyorum.
Bunu söylemek için resmi bir açıklama gerekir.
Fakat elimizdeki siyasi tabloya, Ataşehir’deki kulislere ve son dönemde ortaya çıkan tartışmalara baktığımda, Adıgüzel’in önünde ciddi bir siyasi yol ayrımı bulunduğunu düşünüyorum.
Belki CHP’de kalacak.
Belki başka bir siyasi yol tercih edecek.
Belki de AK Parti çatısı altında siyasete devam edecek.
Bunu zaman gösterecek.
Ama şunu da açıkça söyleyeyim:
Siyasette bütün parçaları aynı anda göremezsiniz. Bazen birkaç parçayı yan yana koyarsınız ve ortaya bir tablo çıkar. Benim gördüğüm tablo, Onursal Adıgüzel’in siyasi geleceği açısından CHP-AK Parti ekseninde yeni bir tartışmanın kapıda olduğunu gösteriyor.
Eğer yarın bu kulis gerçekleşir ve Adıgüzel AK Parti saflarında siyaset yapmaya başlarsa, “Nereden çıktı bu?” demeyeceğim.
Çünkü bu ihtimali bugün de konuşuyorum.
Ama yarın bu iddia gerçekleşmezse, onu da açıkça söylerim:
“Yanılmışız.”
Gazetecilik, her söylediğini doğru çıkarmak değildir.
Gazetecilik; duyduğunu araştırmak, gördüğünü analiz etmek ve gerektiğinde “Ben burada yanılmışım” diyebilmektir.
Ataşehir’de şimdi asıl merak edilen soru şu:
Onursal Adıgüzel’in siyasi adresi neresi olacak?
Cevabı ise kulisler değil, önümüzdeki süreç verecek.
Gazeteci Abi