Ukrayna’da meydan olaylarının 4. yıl dönümü

Ukrayna’da meydan olaylarının 4. yıl dönümü

Ukrayna’da Rusya yanlısı yönetime karşı Batı yanlılarının yönetimi değiştirerek devrimle sonuçlandırdığı meydan olaylarının başlamasının üzerinden dört yıl geçti.

Olayların ülkenin doğusuna ve Kırım’a sıçramasıyla başlayan kriz, dünya gündemindeki yerini hala koruyor.

Başkent Kiev’deki “meydan olayları”, Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç yönetiminin Avrupa Birliği (AB) Ortaklık Anlaşması’nı askıya almasıyla başladı. AB Doğu Ortaklık Zirvesi’nden önce 21 Kasım 2013’te alınan bu kararı, Bağımsızlık Meydanı’nda yüzlerce kişi toplanarak protesto etti.

Güvenlik güçlerinin, protestoculara sert müdahalesiyle olaylar büyüdü ve yönetim karşıtı binlerce insan sokaklara döküldü. Batı standartlarında yaşam talebinde bulunan göstericiler ile güvenlik güçleri arasında aylarca çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalarda güvenlik güçleri dahil 100’ün üzerinde can kaybı yaşandı.

Olayların büyümesi ve devlet binalarının Batı yanlısı protestocular tarafından ele geçirilmeye başlamasıyla Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Rusya’ya kaçtı. Kurulan Batı yanlısı geçici yönetim ülkenin doğusunda ve Kırım’da tepkilere neden oldu.

Bu defa Ukrayna’nın Kırım Özerk Cumhuriyetinde Rusya yanlısı gösteriler başladı. Üzerlerinde aidiyet belirten işaretler bulunmayan asker üniformalı silahlı kişiler, yarımadada hükümet binalarını ele geçirdi.

Kırım Parlamentosu “silahlı, yeşil adamların” baskısıyla Kırım’ın Rusya’ya ilhakını sağlayacak referandumu yapma kararı aldı. Yerli halk olan Tatarlar ve Ukraynalıların karşı çıkarak katılmadığı tartışmalı referandumun ardından Kırım, Rusya tarafından ilhak edildi.

Uluslararası toplumun tanımadığı bu durum Batı’nın Rusya’ya karşı yaptırım ve kısıtlamalara gitmesine neden oldu.

Ukrayna’da Rus kökenli nüfusun yoğun olarak yaşadığı Donetsk ve Lugansk (Donbas) bölgelerinde ayrılıkçı gruplar ağır silahlarla hükümet yanlısı birliklere saldırdı. Ayrılıkçılar sözde halk oylamalarıyla Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti isminde iki ayrı sözde yönetim oluşturdu.

Kiev yönetiminin kontrolünü kaybettiği Rusya-Ukrayna sınırından Rus askeri araçlar ve ağır silahlar Donbas’a girdi. Rusya’nın inkar ettiği bu duruma Avrupa Güvenlik İşbirliği ve Teşkilatı’nın raporlarında yer verildi.

Ukrayna’da başlayan bu kriz nedeniyle pek çok Batı ülkesi ile Rusya arasında ilişkiler gerildi. Ukrayna ise Rusya ile arasındaki ilişkileri en düşük seviyeye indirdi. Hala zaman zaman bazı Ukraynalı milletvekilleri tarafından öneriliyor olsa da Rusya ile diplomatik ilişkiler koparılamadı.

Ukrayna Batı’ya biraz daha yakınlaştı
Devrim sonrası devlet başkanlığına seçilen Petro Poroşenko Batı tarafından destekleniyor. Poroşenko’nun yönetimi altında Ukrayna bugün Batı’ya daha da yakınlaşmış durumda.

Meydan olaylarının hemen ardından Ukrayna’yı Rusya ile karşı karşıya getiren AB ile entegrasyon anlaşmasının imzalanması Batı ile yakınlaşmayı sağlayacak en önemli adım oldu.

AB ile serbest ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesi, ticari engelleri kaldırırken Ukrayna’nın Batı ile ilişkilerinde en önemli kazanımı ise Ukrayna vatandaşlarına Schengen bölgesine yönelik bir yıl içinde üç aylığına vize serbestisinin tanınması oldu.

Batı, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) istekleri doğrultusunda ülkede reform çalışmaları sürüyor. Ukrayna’nın tarihteki en genç başbakanı Vladimir Groysman’ın kabinesi, bugün ekonomik krizin üstesinden gelmeye çalışıyor. Binlerce maddelik yasal düzenlemelerle ülkede devrim niteliğinde yapısal değişikliklere gidiliyor.

Kabine önemli reformlara imza atsa da ülke içerisindeki rüşvet ve yolsuzluk gibi sorunların devam ettiği, Batılı müttefikler tarafından sık sık dile getiriliyor. Fakat bu eleştirileri yapan Batılı ülkelerin Ukrayna krizinin çözümünde beklenen çabayı göstermediği tespitleri de gündeme getiriliyor.

Rusya tarafından ilhak edilen Kırım’ın geri alınması için Kırım Tatarları ile Ukrayna, yoğun bir diplomatik çaba gösteriyor. Ancak konu eskisi gibi Batı’nın gündemine yer almıyor. Kırım meselesinin Rusya ile ilişkilerde engel olduğu ve bu sorunun şimdilik rafa kaldırılması isteği, bazı Batılı siyasetçiler tarafından da dile getirildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) son verilerine göre, meydan olaylarının etkisiyle Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Ukrayna birlikleri arasında çatışmaların başlamasından bu yana çoğunluğu sivil olmak üzere 10 bin 225 kişi hayatını kaybetti, 24 bin 541 kişi yaralandı.

Ukrayna krizinin çözümüne yönelik kurulan mekanizmalar adeta işlevsiz kaldı. Almanya, Fransa, Rusya ve Ukrayna’nın katılımıyla oluşturulan Normandiya Formatı’nda liderler defalarca toplanmasına rağmen krize çözüm olamadı.

Rusya’ya yaptırımlar dışında ABD’nin krizi çözmeye yönelik yaklaşımı, silah yardımı çerçevesinde sürüyor. ABD’nin diplomatik anlamdaki yaklaşımı ise tayin ettiği Ukrayna özel temsilcisinin görüşmeleri çerçevesi dışına henüz çıkamadı.

Rusya ise kendisine yönelik Minsk Anlaşması’nın gereklerini yerine getirmediği suçlamasına, Ukrayna’yı suçlayarak cevap veriyor.

Ukrayna’da meydan olayları ile başlayan krizde Rusya kararlı bir şekilde rolünü oynamaya devam ediyor. Batı ise “eylemsizliği” ile adeta krizi “dondurulmuş” bir hale getirmeye çalışıyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

TRCep Urfa Haberleri