• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Nejmettin YILDIRIM
Nejmettin  YILDIRIM
aninda@atasehirdenhaber.com
SESİZ KALMAYACAĞIZ…. Yerel basın, bir kentin hafızasıdır.
  • 0
  • 144
  • 04 Ekim 2024 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

Sevgili DOSTALAR Yıllardır emek veren, halkın sesi olan ve mesleklerini onuruyla icra eden gazetecilerin uğradığı ayrımcılık beni derinden üzüyor. Gazetecileri “ulusal” ve “yerel” diye ayıran zihniyet, ne yazık ki her siyasi parti tarafından devam ettiriliyor. Bu meslek, toplumun gerçeklerini yansıtmak için var; fakat seçim dönemleri dışında gazetecilerin emeğini görmezden gelenler, seçim zamanı geldiğinde aynı gazetecileri […]

Sevgili DOSTALAR

Yıllardır emek veren, halkın sesi olan ve mesleklerini onuruyla icra eden gazetecilerin uğradığı ayrımcılık beni derinden üzüyor.

Gazetecileri “ulusal” ve “yerel” diye ayıran zihniyet, ne yazık ki her siyasi parti tarafından devam ettiriliyor.

Bu meslek, toplumun gerçeklerini yansıtmak için var; fakat seçim dönemleri dışında gazetecilerin emeğini görmezden gelenler, seçim zamanı geldiğinde aynı gazetecileri yanlarına çağırmaktan utanmıyorlar.

Gazetecilik, emekçi ruhu ile yapılır; siyasi çıkarlarla değil.

Emekçi gazetecilerin sesine kulak vermek, onları sadece seçim zamanı hatırlamakla sınırlı kalmamalı.

Sessiz kalmayacağız.


Yerel basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz.

Ulusal medya, ülke çapında geniş kitlelere hitap ederken, yerel basın; bulunduğu bölgenin sorunlarını, halkın taleplerini, yerel yönetimlerin icraatlarını gündeme taşıyarak toplumsal bilinçlenmeye ve yerel demokrasinin güçlenmesine katkı sağlar.

Ancak, son günlerde yaşananlar, yerel basının ne kadar değersizleştirildiğini acı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul’da gerçekleştirdiği etkinliklerde yerel basına yönelik sergilediği tavır, en hafif tabirle talihsizliktir.

Özel’in toplantılarına yalnızca ulusal basını davet ederken, yerel basını güvenlik talimatlarıyla dışarıda bıraktırması kabul edilemez bir tutumdur.

Hele ki, CHP’nin yıllardır medya özgürlüğünü ve eşitliğini savunan bir parti olarak bilindiğini düşündüğümüzde, bu davranış daha da şaşırtıcı hale geliyor.

Yerel basın, bir kentin hafızasıdır.

O kentte yaşayan insanların sesidir, taleplerinin duyulmasını sağlar.

Peki, yerel basının bu kadar önemli bir işlevi varken, neden görmezden geliniyor?

Özgür Özel’in ulusal basını tercih edip, yıllardır emek veren yerel gazetecileri dışlaması hangi “normalleşme” söylemine sığar?

Özel’in bu tavrı, yerel gazetecilere “Siz bizim için yeterince önemli değilsiniz” mesajı vermekten başka bir anlama gelmiyor.

Siyasetçilerin en büyük yanılgısı, medyanın sadece ulusal ölçekte etkili olduğuna inanmalarıdır.

Halbuki bir siyasetçi, ulusal medyada ne kadar yer alırsa alsın, halkla gerçek bağını yerel basın üzerinden kurar.

Yerel basın, halkın içinden çıkan, halkın gündemini en iyi bilen ve yerel yönetimleri en yakından izleyen yapıdadır.

Ulusal basın, büyük çaplı olaylara odaklanırken, yerel basın küçük ama bir o kadar önemli sorunları dile getirir.

Şehirde yaşanan su kesintilerinden, mahalledeki park sorunlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Ulusal basında yer bulamayan bu haberler, yerel basında hayat bulur.

Özel’in bu tutumunun özellikle Ataşehir ve Maltepe gibi ilçelerde yaşanması, CHP’nin güçlü olduğu bölgelerde yerel basına yönelik böylesi bir ayrımcılığın uygulanması, yerel medya çalışanlarını hayal kırıklığına uğratmıştır.

Bu durum, CHP’nin gelecekte yerel basına nasıl yaklaşacağı konusunda ciddi endişeler doğurmuştur.
Eğer bugün muhalefetteyken yerel basını dışlıyorsa, iktidara geldiklerinde nasıl bir tavır sergileyecekleri konusunda haklı bir kaygı oluşmuştur.

Ufuk Bulut başkanlığında Bağımsız Gazeteciler Derneği’nin bu durumu kınaması son derece yerinde bir tepki olmuştur.

Ancak, yerel basın mensupları sadece dernekler aracılığıyla değil, bireysel olarak da seslerini yükseltmelidir.

Çünkü bu, sadece bir siyasi liderin yanlış bir tutumu değil; aynı zamanda yerel basının itibarına yapılan bir saldırıdır.

Yerel basın, görmezden gelinmeyi hak etmiyor.
Bu ülkede adalet, demokrasi ve özgürlükten bahseden her siyasi figür, yerel basına hak ettiği değeri vermek zorundadır.

Özgür Özel ve diğer belediye başkanları, bu ayrımcı tutumlarını gözden geçirmeli ve yerel basına olan yaklaşımlarını yeniden düşünmelidir.
Aksi halde, sadece bir kenti değil, yerel demokrasiyi de kaybederler.

Sonuç olarak, yerel basın bu ülkenin sesidir ve susturulamaz.

SİZLER BU AYRIMI YAPTIKÇA BİRLEŞEREK GÜCLENECEĞİZ  

Yerel medya çalışanlarının haklı tepkisi, umarım siyasiler için bir uyanış vesilesi olur.

Çünkü demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesi, basının her kademesinin özgürce çalışabilmesine bağlıdır.

Yerel basın olmazsa, halkın sesi de olmaz.

Sonuç olarak, yerel basın bu ülkenin sesidir ve susturulamaz.

Yerel basın susturmak , halkın sesini susturmaktır. 
Çünkü biz tabanın sesiyiz.

sürçü lisan ettiysek affola.

Kalın sağlıcakla …

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM