Denizli Acıpayam deprem haberi en son gelişmeler – Denizli Acıpayam son dakika deprem şiddeti kaç (en son depremler).

Denizli Acıpayam deprem haberi en son gelişmeler – Denizli Acıpayam son dakika deprem şiddeti kaç (en son depremler).

Denizli’de bu sabah meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin ardından merkez üssü yine Acıpayam olan 4.1 büyüklüğünde bir deprem daha oldu.

BEŞİK GİBİ SALLANIYOR
Denizli’nin Acıpayam ilçesinde saat 09.34’te meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin ardından bölge beşik gibi sallanmaya devam ediyor. Bu depremin ardından saat 16.07’ye kadar en büyüğü 4.8, en küçüğü ise 1.0 büyüklüğünde olan toplam 172 deprem meydana geldi.

VATANDAŞLAR SOKAKLARDA
Denizli’de paniğe neden olan depremler nedeniyle, vatandaşların sokakta bekleyişleri de devam ediyor.

DENİZLİ ACIPAYAM’DA 5.5’LİK BİR DEPREM OLMUŞTU

Denizli Acıpayam’daki 5,5’lik deprem özellikle köylerde panik ve hasara neden oldu. Depreme yakalananlar o anları anlattı.

Acıpayam ilçesinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından merkez üssüne yakın konumdaki Yeniköy, Karahöyük, Uçarı, Gedikli ve Yeşildere Mahallelerinde hasar tespit çalışması devam ediyor.

Bölgede 50’ye yakın evde hasar oluşurken Karahöyük köyünde bir evde çıkan yangın itfaiye tarafından söndürüldü.

Deprem sırasında panik ile camdan atlayan bir kişi ile baygınlık geçirenlerin de bulunduğu bazı vatandaşlar Acıpayam ve Serinhisar Devlet Hastanelerine kaldırıldı.

Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi.

DEPREM ANI SANİYE SANİYE KAMERADA

Anonsla uyarı yapılıyor

Depremin en fazla hasar verdiği mahallelerden Karahöyük’te camilerden “evlere girilmemesi, elektrik kullanılmaması” konusunda uyarılar yapıldı.

Deprem anını anlattı

Mahallede evinin büyük bölümü yıkılan İbrahim Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sabah hayvanlarını gütmeye götürürken yerin sarsılmasıyla büyük korku yaşadıklarını, koşarak eve döndüğünü söyledi.

Aslan, “Evimizin yarısı yıkıldı, eşim depremden sonra baygınlık geçirdi, hastaneye kaldırdık. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Ev girilecek gibi değil.” dedi.

Hastane güvenlik nedeniyle tahliye edildi

Acıyapam Devlet Hastanesi, deprem sonrası güvenlik nedeniyle tahliye edildi. Hasar tespit çalışmasının ardından hastaların yeniden hastaneye sevk edileceği öğrenildi.

Eğitime ara verildi

Bu arada Aydın’ın Karacasu ve Denizli’nin Serihisar ilçelerinde de deprem nedeniyle eğitime bugün ara verildi.

Denizli beşik gibi sallanıyor! Tam 180 deprem…

Denizli’de 5.5’lik depremin ardından büyüklüğü 1.1 ve 4.8 arasında değişen toplam 180 deprem daha meydana geldi.

Merkez üssü Denizli’nin Acıpayam ilçesi olan 5.5 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede 180 artçı sarsıntı kaydedildi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) internet sitesindeki verilere göre, 09.34’te meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından büyük bölümü Acıpayam’da olmak üzere Serinhisar, Çal, Tavas, Bozkurt, Honaz merkez üslü olmak üzere 180 sarsıntı meydana geldi.

Bölgede meydana gelen depremlerin büyüklüğü 1,1 ve 4,8 arasında değişiyor.

Denizli Valiliği, Acıpayam ilçesinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde 30 evde yıkıntı oluştuğunu, 2 büyükbaş hayvanın telef olduğunu ve 3 camide hasar tespit edildiğini açıklamıştı.

Valilik koordinasyonunda ilgili tüm kurumların, eş güdüm içerisinde bölgede hasar tespit ve diğer çalışmalara devam ettiğine dikkati çekilen açıklamada, ortaya çıkan ihtiyaçların da anında giderildiği bildirilmişti.

KANDİLLİ RASATHANESİ EN SON DEPREMLER

Deprem Nedir? Nasıl Oluşur? Deprem Çeşitleri Nelerdir ?

Dünya doğal afetler ile sarsılıyor, gün geçmiyor ki televizyonlarda bir doğal afet haberine rastlamayalım. Depremler, sel felaketleri, kasırgalar, toprak kaymaları en sık duyduğumuz haberler arasında. Ülkemizde de bir çok doğal afet meydana geliyor. Bunların en başında da “DEPREM” bulunuyor. DEPREM; yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsması olayıdır. Başka bir ifade ile anlatacak olursak; üzerine bastığımız, binalar inşa ettiğimiz toprak yüzeyini yerinden oynatan hatta inşa edilen binalara ve içindeki biz insanlara zararlar verebilen bir doğa olayıdır.

Deprem herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda olabilir. Yer küre de meydana gelen depremlerin görülme sıklığı, büyüklüğü ve verdiği zararlar göz önüne alındığında iki ana deprem kuşağından bahsedilebilir. Bunlardan ilki Büyük Okyanus’u çevreleyen ve özellikle Japonya üzerinde etkili olan PASİFİK DEPREM kuşağıdır. (Yeryüzünde gerçekleşen depremlerin % 81’i bu kuşakta meydana gelir.) İkincisi ise Türkiye’nin de içinde bulunduğu; Cebelitarık’tan, Endonezya’ya kadar uzanan AKDENİZ-HİMALAYA deprem kuşağıdır. ( Yeryüzünde gerçekleşen depremlerin % 17’si bu kuşakta meydana gelir.)

Ülkemizdeki bilim adamlarının; televizyonlara çıkıp devamlı bizlere depremle ile ilgili bilgiler verme sebebini biraz da olsa anladık sanırım. Ülkemiz ana deprem kuşaklarından birinin içinde ve bizler deprem konusunda donanımsal bilgilere sahip değiliz. Bu konuda ehil ağızların söylemlerine kulaklarımızı tıkamamalı, aksine daha dikkatle izlemeli, bize verilen bilgilerin hayati bilgiler olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz.

Çoğu büyük ölçekli depremin kökeni ve yayılması LEVHA TEKTONİĞİ kuramıyla açıklanır.

Dünya yüzeyi kesintisiz gibi görünse de gerçekte dev bir yap-boz gibi birbirine geçmiş parçalardan oluşmaktadır. Levha adı verilen bu parçalar çok yavaş biçimde birbirlerine göre hareket ederler. Hareket halindeki bu levhaların arasında üç tür ilişki vardır. 1)YAKLAŞMA, 2)UZAKLAŞMA, 3)YAN YANA KAYMA.

Birbirine yaklaşan levha sınırına “yıkıcı”, birbirinden uzaklaşan levha sınırlarına da “yapıcı” sınırlar denilmektedir. İşte en şiddetli depremler levhaların örtüşme bölgelerinde, levhalardan birinin diğerinin altına dalmasıyla oluşur.

Bunların çoğu; merkezi 300 km’den aşağıda olan derin odaklı depremlerdir. Levhaların ayrıldığı ya da birbirine sürtüştüğü bölgelerde de yüzeyden algılanabilen sismik dalgalar oluşabilir, bu tür oluşan depremler genellikle daha küçük şiddette meydana gelirler.

Levhalar nedeniyle oluşan depremlere TEKTONİK deprem de denir ve dünya’da oluşan depremlerin % 90’ı bu kategoriye girer. Ülkemizde gerçekleşen depremlerin çoğu bahsettiğimiz gibi Tektonik depremlerdir. Diğer bir deprem şekli ise VOLKANİK depremlerdir, volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar.

Volkanik depremler yanardağlarla ilgili olduğundan yereldirler ve önemli zararlara neden olmazlar. İtalya ve Japonya’da oluşan depremlerin bir kısmı bu kategoride yer alır.

Bir başka deprem tipi de ÇÖKÜNTÜ depremlerdir, yeraltındaki mağara gibi boşlukların çökmesi sonucu oluşurlar. Volkanik depremler gibi, çöküntü depremler de yereldir ve fazla zarara sebebiyet vermezler.

Deprem nedir, deprem’e neler sebep olur, deprem çeşitleri nelerdir gibi sorulara cevaplar bulduktan sonra şimdi deprem’in tariflenebilmesi ve anlaşılabilmesi için hangi kavramlardan bahsedebiliriz ona bakalım.

Herhangi bir yerde deprem olduğunda bu depremin tariflenebilmesi ve anlaşılabilmesi için bazı DEPREM PARAMETRELERİ vardır. Bunlardan biri “odak noktası”dır.

Odak noktası: Yer içerisinde deprem enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Aynı zamanda iç merkez olarak ta isimlendirilir.

Dış merkez: Odak noktasına en yakın durumda olan yeryüzü noktasıdır, aynı zamanda depremden en fazla zarar gören ve depremi en kuvvetli hisseden bölgedir.

Odak derinliği: Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığı, depremin odak derinliği olarak adlandırılır. Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilirler. 0 – 60 km derinliğinde olan depremler SIĞ, 70 ” 300 km derinde olan depremler ORTA DERİNLİKTE olan depremler, 300 km den daha derinde olan depremler ise DERİN depremler olarak sınıflandırılırlar.

Şiddet: Herhangi bir derinlikte meydana gelen depremin yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak isimlendirilebilir. Depremin şiddeti, doğa, yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

Magnitüd: Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır.

Bazen büyük deprem olmadan önce küçük sarsıntılar meydana gelir, bu küçük sarsıntılara ÖNCÜ DEPREM adını veririz.

Depremlerin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına SİSMOLOJİ olarak isimlendiririz. Deprem ölçen alete SİSMOGRAF, depremin şiddetini ölçen alete de RİCHTER ÖLÇEĞİ ismini veriyoruz.

-TAKVİM

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

TRCep Urfa Haberleri