Devlete Kapak Atama Yarışı.

Devlete Kapak Atama Yarışı.

Ömer TÜRK

Çocukken yaşadığım mahalledeki karşı komşumuz olan Döndü Teyze bana hep oğlum okuyunda devlet memuru olun diye öğütlerdi. O zamanlar devlet memurluğunun kariyer noktasında gelinebilecek en yüce makam olduğunu düşünürdüm, doktorluk, mühendislik, astronotluktan bile daha öte kutsal bir meslek.

Bu konuşmanın üzerinden yıllar, yıllar geçmesine rağmen durum Türkiye ve Türk insanı için hala değişmedi. Ülkenin en parlak en zeki gençleri hala KPSS’ye hazırlanıyor ve sonrasında 2000-3000 TL’ye tama ediyorlar. Halbuki bu gençlerin hepsi dünyanın neresine giderse gitsin kabul görecek başarılı ve üst düzey kişiler. Peki neden bu kısır döngünün içindeler?

1-Çok zeki olsakta İngilizce diline hakim değiliz

Maalesef insanlarımızın İngilizceyle imtihanı çok büyük. İnsanlar psikoloji, tıp, mühendislik gibi çok teknik ve ilmi konuları sadece Türkçe kaynaklara bağlı kalarak nasıl öğreniyor, gerçekten büyük başarı. Nice doktorlar, psikologlar ve mühendisler gördüm yes ve no harici İngilizce bilmiyorlar. Bu gerçek de maalesef, ülkemizin zeki çocuklarının daha fazla kaynaktan istifade ederek kendinini geliştirmesini ve insanımızın dünya klasmanında nitelikli ve kaliteli bireyler olma ihtimalini baltalıyor.

2- Saçmalıklarla dolu bir eğitim sisteminde harcanan en verimli zamanlar

Ülkemiz ve dünya eğitim sistemi bir dönem müthiş işler çıkartsa da şuan geçerliliğini ve işlevselliğini büyük ölçüde yitirmiş durumda. Buna rağmen insanlar hala akın akın bir üniversiteye kapak atmak için (kalitesinin ve hangi bölüm olduğunun hiçbir önemi olmaksızın) zamanlarını ve paralarını harcıyorlar. Günün sonunda kayda değer bir eğitim almadan mezun oluyorlar. Gerçek hayata atıldıklarında ve bir baltaya sap olamadıklarında hem kendi psikolojilerini bozuyorlar hemde çevrelerinin.

3- Bu kısır döngüye dur diyememek
Bu kısır döngüye dur diyemiyorlar, neden biliyor musunuz? Çünkü karar verme safhasında onlara yön gösterecek insanlar yok. Çünkü olsa bile etrafları onlarca Döndü teyze veya bir tık üstü tip yani hala 1970’lerde yaşayan insanlarla dolu. Çünkü ottan, böcekten sebeplerden dolayı gereksiz yere çocuklarımıza baskı uygulayan bir toplumun ilkel bireyleriyiz. Çünkü hala interneti iyi yönde kullanmayı bilmiyoruz, çünkü hala zamanımızın bir çoğunu Aleyna Tilki dinleyerek, tiktok denen saçma sapan bir uygulamada geçiriyoruz.

4- Risk almayı sevmeyen bir toplum

Türk insanı kadar hazırı seven, çalışmaya erinen ve işin hep kolayına kaçan topluluk sayısı dünyada gittikçe azalıyor. Hangi Türk genci ile konuşsam muhabbetler şöyle “abi x mesleğinin iş garantisi var mı?”, “abi ne x meslek kadar kazanıyor?”, “ama abi ben çok çalışmayı sevmiyorum, bir de çok risk alamıyorum”. Bu kadar rahatına düşkün olup, konfor alanının dışına çıkmaya erinen bir gençlik tabiki anca KPSS’ye girer. Sonra 0.10 kuruşluk poşet fiyatı bile sinirlerimizi oynatır, çünkü fakirizdir.

5- Azıcık aşım ağrısız başım

Yıllardır toplumumuza fakirliğin daha üstün bir özellik olduğu aşılanıp durdu. İslam coğrafyasında ve Anadolu’da anlatılan menkıbeler ve kanaat önderlerinin konuşmalarında hep fakirliğin bir erdem olduğu anlatılır. Halbuki fakirlik bir beladır, musibettir ve fakirlikte hayır yoktur. Memur olmak veya memur olmak için çabalamak güdük bir hayata talip olmaktır. Azıcık aşım ağrısız başım demek yenilgiyi baştan kabul etmektir.

Normalde bu konu üzerine sayfalarca makale ve yüzlerce sayfalık kitaplar yazabiliriz fakat olayı siz anladınız, arife tarif gerekmez. Lütfen İngilizceyi iyi öğrenin, teknolojiyi yakından takip edin ve kendinizi sürekli geliştirin. Kendinizi karşılaştırdığınız insanlar Devlet Su İşlerinde müdür olan Osman bey olmasın, Elon Musk olsun, Jeff Bezos olsun. Statükocu olmayın, size verilen beyin denen organı aktif olarak kullanın ve üretici olun.

Türk millet çalışkandır… Türk milleti zekidir!

Sağlıcakla kalın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?